kaşmir,kurutemizleme,yıkama,ütü
Dekorasyon Mimarlık Tasarım
Yazı Detayı
16 Eylül 2019 - Pazartesi 13:47
 
Çocuklarımızın geleceği için Diyarbakır...
İrfan ERMİŞ
admin
 
 

HDP Diyarbakır İl Başkanlığı'nın önünde 21 Ağustos'ta oturma eylemi başlatan Hacire Akar, oğlu Mehmet Akar'a bu eylem sayesinde dört gün sonra kavuştu. Hacire Anne'nin diğer oğlu Fırat ise Kandil'de öldürülmüştü. Basından takip ettiğim kadarı ile bilgi sahibiyim.

PKK'dan kaçıp, güvenlik güçlerine teslim olan teröristlerin anlattıklarına göre, “Çiya Sipan kod adlı Fırat Akar; Tunceli nüfusuna kayıtlı Ali Düzgün Dilsiz ve Şırnaklı Sebat Tokay ile birlikte Hakurk kampında dört yıl önce yemek konusunda kavga ettikleri grup sorumlusu Argeş Mazlum kod adlı terörist tarafından öldürüldü.”

 

*

 

Bunları çok yakından takip eden, yüreği yanan, sekiz çocuk annesi 49 yaşındaki Hacire Akar, bir oğlunu daha örgüte kurban vermemeye kararlı görünüyor.

Bu çocuklar, özellikle çocuk diyorum çünkü daha çocuk denecek yaştalar, içlerinde 12 yaşında dağa çıkarılanlar bile var. Her ne kadar olayların içine detaylı vakıf olamasak bile bu işlerde HDP’nin parmağının olduğuna inananlardanım.

 

*

 

HDP aracılığıyla dağa götürüldüğünü söylediği oğlunu, Kandil'in elinden almayı başaran Hacire Akar'la başlayan PKK terör örgütüne isyan dalgası, yeni ailelerle günden güne büyüyor ve dün itibari ile bu sayı 28 aile oldu. Çocukları terör örgütü tarafından kaçırılan aileler, eyleme katılmak için Mardin, Malatya ve Kahramanmaraş'tan gelip HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturmaya başladılar. Çocuklarını terör örgütünün elinden kurtarmak isteyen bu aileler, kararlı olduklarını ve çocuklarına kavuşana kadar eylemlerini sürdüreceklerini söylüyorlar.

Yaklaşık 40 yıldır sinen ya da sindirilen, korkutulan aileler, arkalarında devletin gücünü görünce içlerine bastırdıkları korkuları yenip, PKK ve HDP’ye isyan bayrağını açtılar.

 

*

 

Görünen o ki bundan sonra korkuyu Kandil yaşayacak, HDP yaşayacak ve annelerin harladığı bu isyan ateşi bu ülkenin düşmanlarını kasıp kavuracak!

 

*

 

Peki, adına 'Diyarbakır Anneleri' dediğimiz bu annelere, babalara, abilere, kardeşlere kısacası bu ailelere ne kadar destek olacağız?

Diyarbakır’daki annenin yürek acısını Edirne’deki anne hmiyorsa, biz insanlıktan çıkmışız demektir. Edirne’deki annenin evlat acısını Kars’taki anne ‘kulak ardı’ ediyorsa oturup vicdanımızı bir muhasebe edelim.

Türk milleti şefkatlidir, merhametlidir ve dini İslam’ın buyruğu ile Hz Ömer adaletine bürünüp, her ferdi bir Hz Ali’dir, Hz Osman’dır, Hz Hamza’dır.

Türk milleti tarihi boyunca hep mağdurun ve mazlumun yanında yer almıştır. İşte bu tezden yola çıkarak şunu söylemeye çalışıyorum, biz bugün ‘Diyarbakır annelerine’ sahip çıkmazsak yarın bize de sahip çıkan olmaz.

Diyarbakır’daki bu masum eylemin, teröre karşı dik duruşun, sağla solla dinle imanla ve hiç bir ırkla alakası yok, bu eylem sadece annelerin, babaların ve kardeşlerin yürek acısı...

Bizler de bu acıyı yüreğimizde hissedip, O annelere ve babalara sahip çıkmalıyız, destek olmalıyız.

Hepsi bir yana, çocuklarımızın geleceği için destek olmalıyız.

Çocuklarımızın, torunlarımızın terörsüz bir ülkede hayat sürmeleri için bu annelerimize destek olmalıyız, sahip çıkmalıyız.

Benim yüreğimde, gönlümde, dualarımda Diyarbakır’daki o cesur ve güzel annelerle beraber.

Kalın sağlıcakla…

 
 
Etiketler: irfan ermiş,köşe yazısı,diyarbakır,hdp,
Yorumlar
Haber Yazılımı